UX’e uygun mu bu?

Daha önceki bölümlerin de, bu bölümün de, bundan sonraki bölümlerin de amacı yanlış bilinen şeyler hakkında bazı laflar etmek. Bir kısmı direkt olarak maruz kaldığım şeyler, bir kısmı da sektörden duyduklarım. Bu bölüme detaylı girmeden önce bahsetmek istediğim bir nokta var. Bu nokta aslında tüm serinin asıl kapsamını oluşturuyor.

Neden UX bilmek zorunda gibi hissediyoruz?

Daha önce grafik tasarımcının başına gelen şeyler artık UX ve UI tasarımcılarının başına geliyor az çok. Çok “göz önünde” olan bir iş yaptıkları için nedense insanlar bu konu hakkında bilgi sahibi hatta fikir sahibi olmak zorunda hissediyorlar kendilerini. Bana bu her zaman “bakın ben neler biliyorum heheyt”, gereksiz bir uğraş gibi gelmiştir. En baştan söyleyeyim; UX bilmek zorunda değilsiniz!

Kullanıcı deneyimiyle ilgili fikriniz olmasın, hiçbir bilgi sahibi olmayın demiyorum. Genel kültür olarak bilmek iyidir. Kullanıcılarınızı tanımalısınız. E-ticaret hizmetiyseniz de onu müşteriyle karıştırmadan tanımalısınız. Bu sağladığınız ürünün/hizmetin gelişmesine büyük katkı sağlar; ama binlerce yıllık bir cümleyi tekrarlamam gerekiyor: katkınız için teşekkürler; ama konuyu uzmanına bırakın.

UX’e uygun mu bu?

Bu soruyu inanılmaz derecede çok duydum. Meslektaşlarım ve bir UX ya da UI projesinde çalışmış herkes de duymuştur.

Yeni bir özellik kazandırılırken ya da yepyeni bir proje tasarlanıyorken duyarsınız bu soruyu. “Bunu böyle göstermek UX’e uygun mu?” sorusu proje toplantılarında duvarlarda çınlar. Ya da başka bir varyasyon olarak şöyle bir şey yaşanabiliyor; proje ile ilgili bir fikir gelmiştir ve bunu “UX designerlar baksın UX’e uygun mu?” diye ekibe getirmiştir.

Bu sorunun çıkış noktası (bence) bu seriye ismini veren şey, yani yanlış bilgi. Kullanıcı deneyimi her ne kadar bir disiplin olsa da, bir formül, bir kurallar bütünü değil. Tabi ki kuralları var, yıllardan beri öğrenile gelmiş formülleri ve uygulamaları da var; ama kullanıcı deneyimi ürünün kendisine ve o ürünün kullanıcısına özel bazı aksiyonlar gerektirir.

Örnek vermek gerekirse; ekrandaki fotoğrafa iki kez dokunup fotoğrafı beğenme etkileşimi sosyal medya uygulamaları için iyi bir tercih olsa da sizin projenizde işe yarayacağı anlamına gelmiyor. Sizin ihtiyacınız olan şey, ürününüze özel bir etkileşim yolu ve ürününüze özel bir kullanıcı deneyimi.

Genel geçer UX diye bir şey yoktur. Fabrika çıkışı değil neredeyse özel üretimdir.

Sunulan ürün ya da hizmet, kullanım yöntemi, kullanıcı kitlesi, kullanılan lokasyon/cihaz, yeri geldiğinde kullanılacak saat, sizin sunmak/yaşatmak istediğiniz deneyim gibi onlarca değişkene bağlı olarak değişebilen bir şeydir kullanıcı deneyimi.

O yüzden, “UX’e uygun mu bu?” sorusu baştan hatalıdır.

Sormayınız, sordurmayınız…

Okuma için teşekkürler.

Yazan /

selcukavc@gmail.com

Kafa kağıdımda doğum tarihim 1 haziran olsa da, annemin verdiği bilgilere dayanarak söylüyorum ki Mayıs ayının 29.günü, beş buçuk kilo ağırlığında, Sakarya ilinin şirin mi şirin Karasu ilçesinde dünyaya gelmişim.

Yorumla