ux salça

Kullanıcı Deneyimi ve Salça Bidonu

Uzun zamandır UI ve UX’i karşılaştırmak için (neden karşılaştırılıyor onu da anlamış değilim) aşağıdaki görsel kullanılır ve bir UX salça ilişkisi kurulur 🙂  “UI’da ne güzel cam şişe yapılmış; ama UX olunca işte bak kullanıcının problemini nasıl da çözmüşler” denir. Burada haklılık payı tabi var. Ama sağdaki şişede yazılması gereken aslında “UX+UI” olmalı.

ux salça

Neyse bunu geçiyorum.

Ülkemizde her şeyi yanlış anlamak gibi bir huy var ne yazık ki. Bu “yanlış anlama sendromu” yüzünden bu tarz görseller sektörün izahı gibi bir hal alıyor. Şu cümleyi şahsen çok duydum, illa duyanlarınız da vardır; “Abi UI belki şey de bizim sitenin UX’i çok iyi.” Durum öyle bir hale gelmiş ki UI’ı kötü olan her projeye bu cümleyi yapıştırabilirsiniz artık. “Ama bizim UX’imiz çok iyi!”

Yukarıdaki görseli hoş bir şaka, kısa bir özet, olarak algılıyorum ve son günlerde sıkça karşıma çıkan bir görselden devam etmek istiyorum. Görsel o kadar fazla paylaşıldı ki artık birkaç sunumda bile gördüm. [Yalan yok aynı görseli ben de verdiğim bir kurumsal eğitimde kullandım :)]

ux salça

Şimdi görseli ilk gördüğümüzde hepimiz gülüyoruz. Ben de güldüm ilk gördüğümde hala daha gülerim; ama işler artık espriden çok, ilk görselin lanetine kapılmış hale geldi. Sektörün özeti oldu!

İçinde UX geçen her şeyde bu görsel kullanılmaya başlandığı için ciddi olarak görseldeki ketçap/salça ambalajlarını incelemeye karar verdim ve ortaya çıkan sonuç şu; en sağdaki en iyi UX’e sahip!

O işler öyle mi?

Şimdi teker teker incelemek yerine bir ketçap şişesinden/kutusundan/kavanozundan (bundan sonra ambalaj olarak anılacaktır) en temel beklentilerimiz nedir onları sıralayalım;

  • Ketçap’ın rahatça istediğimiz yere dökülebilmesi, yani daha temel haliyle ambalajın dışına rahatça çıkabilmesi.
  • Ketçabın ya da salçanın tamamen tüketilebilmesi

Bu iki temel beklentiyi, bu üç ambalajdan hangisi en iyi karşılıyor?

Cevap basit: en sağdaki!

Şimdi bu noktada işi, espriden ayırıp, UX çalışmaları ve ülkedeki sektörün durumuna getirdiğimizde ortaya çıkan sonuç bu işi herkesten iyi yaptığımız yönünde. Bunun için teşekkür ederim.

Ama görselin kullanım amacı bu değil ne yazık ki?

Bu ambalajlara kullanılabilirlik testi yaptığımızı farz edelim.

Hangi ambalaj diğerlerinden daha kullanışlı? Yine en sağdaki.

Ağız genişliği diğerlerine göre daha fazla olduğu için istersek kaşıkla, istersek bir kepçeyle alabiliriz içindeki salçayı ya da ketçabı. Paketi sallamamıza veya dibine vurarak ketçabı paketin ağzına götürmeye çalışmamıza gerek yok. İstediğimiz miktarda ketçabı makarnamızın üstüne dökebilmek için çok yerinde bir baskı uygulamamıza gerek yok. Tüm bunları yaparken de ambalajın içinden basınçla çıkacak olan ketçabın tabağa değil de masaya gelmemesi için de maksimum özen göstermemize de gerek yok.

Kapağını açıp, içinden rahatça ve istediğimiz miktarda ketçabı alıp, istediğimiz şeyin üstüne koyabiliriz.

Ayrıca içindeki ketçap azaldığında, ambalajı ortadan ikiye kesip dibinde kalan ketçabı kaşıkla sıyırmaya gerek de yok. Ki diğer iki ambalaja bunu yaptığımızda temel haliyle en sağdaki ambalaja ulaşıyoruz.

Demek ki en sağdaki şişenin kullanılabilirliği diğerlerinden daha yüksek.

İçine salça/ketçap haricinde şeyler de koyabileceğimizi ve ayrıca kullandıktan sonra ilk iki ambalajın ağız kısımlarının kirlendiğini, ağzın kenarlarına bulaşan ketçapların bir süre sonra kuruyup karardıklarını, hijyenik olarak problem yarattığı gerçeğini tamamen es geçiyorum. 🙂

Kaçırdığımız nokta şu; UX ve UI’yı karşılaştırdığımız bir görselde sadece görsel olarak karşılaştırma yaptığımız için ortaya bazı problemler çıkıyor.

UI ve UX birbirlerini tamamen etkileyen şeyler ve birbirinden tamamen ayrı şeyler değiller; ama biz yukarıdaki görsele baktığımızda sadece işin UI (görsel, estetik) tarafına bakıyoruz. Karşılaştırmamız “güzel mi değil mi” seviyesinde kalıyor.

Bu söylediğim son cümlelerden de “UI kötü o yüzden UX’e kasmışlar” gibi bir anlam çıkartılmasın. Çıkartacak arkadaşlara da bir şey diyemiyorum.


Okuma için teşekkürler.

Yazan /

selcukavc@gmail.com

Kafa kağıdımda doğum tarihim 1 haziran olsa da, annemin verdiği bilgilere dayanarak söylüyorum ki Mayıs ayının 29.günü, beş buçuk kilo ağırlığında, Sakarya ilinin şirin mi şirin Karasu ilçesinde dünyaya gelmişim.

Yorumla