Your address will show here +12 34 56 78
#ui, #ux

Bugün çok çok ince bir çizgide duran (ki bu çizginin de ince olması adına yaraşır bir davranıştır) bir kavramdan, minimalizmden ve minimal UI tasarımı konusundan bahsedeceğiz.

Minimalizm’i (haliyle) kısaca tanımlamak gerekir; sade ve basit. Minimalizm aslında her şeye uyarlanabilir bir anlayıştır. Edebiyatta, müzikte, sanatta, yaşam şeklide, giyimde, konuşmada… her şeyde minimalizm etkisini gösterebilir ve bu kadar farklı dallarda kullanılsa bile anlamını ve etkisini yitirmez.

Görsel sanatlarda minimalizm 60’lı yıllarda iyice gelişmeye başlamış bir akımdır. Minimalizmin temel ilkesi yalnızca gerekli öğeleri kullanmak ve kişilerin algısını tek bir şeye odaklamaktır.

“Daha fazla yere değil, daha az şeye ihtiyacınız var.”

Joshua Becker

Minimalizm, daha az şey kullanarak daha fazla şey söylemekle ilgili değildir. Bu akım söylemek istediğini en kısa, en basit ve en estetik şekilde söyleyebilmektir ve bu (öyle gözükmese bile) aslında çok da kolay değildir.

SURF – Interactive storytelling by Nick Herasimenka

Minimalizmin karakteristik özellikleri

– Basitlik
– Açıklık
– Dikkatli bir oran ve kompozisyon
– Genellikle büyük miktarda boş alan
– Temel unsur olarak tipografi
– İşlevsel olmayan, dekoratif tüm unsurların ortadan kaldırılması

Liste pek tabi uzatılabilir; ama bu hem vakit kaybı hem de bu yazının ruhuna aykırı olacaktır. 🙂

Minimal UI Tasarımı

Bugün web site ya da uygulama arayüz tasarımlarında minimalizm yoğun olarak kullanılmaktadır. Mümkün olduğunca kullanıcı dostu ve basit bir arayüz tasarımı yapmak amacıyla yola çıkıldığı için, bu yolun minimalizme varması da işten bile değildi zaten.

Flat design

Flat design (düz tasarım) modern dijital arayüzlerde minimalizmin en büyük destekçisidir. Flat design’ın en belirgin özelliği gerçekçi skemorfik görseller yerine 2 boyutlu görseller kullanmasıdır. Düz tasarımda genellikle daha az öğe, daha az kıvrım vardır ve gölge, ışık, renk geçişi veya doku kullanmaktan da kaçınılır. Bu da çok farklı ekran boyut ve çözünürlüklerinde çalışmanın en iyi şekilde görünebilmesini sağlar.

avsc. 6 by Wojciech Zieliński 

Sıkça yapılan bir hata olarak düz tasarım ve minimalizm birbirine karıştırılır; fakat aslına düz tasarım tek başına minimalist bir yaklaşım demek değildir. Düz tasarımda grafikler ile ilgilenilirken, minimalizm genel olarak düzen ve kompozisyonla ilgilenir. Düz tasarım mantığında yapılan bir iş bu haliyle minimalist olmayabilir.

Monochrome ve sınırlı renk paleti

Daha önce renkler ile ilgili birkaç yazı paylaşmıştım. Minimalizmde ise işler biraz daha farklı tabi. Minimal bir arayüz tasarımında, monokrom renk paleti kullanabilir ya da olabilecek minimum seviyeye çekebilirsiniz. Kısıtlı renk paleti kullanmak renk seçiminizi daha da güçlü hale getirecektir.

Monochrome Homepage Watch by Ssilbi NG

İyi bir tipografi

Tipografi, diğer her şeyde olduğu Minimal UI tasarımı konusunda da sadece içeriği iletmeye değil aynı zamanda stili de belirlemeye yardımcı olur. Yalnızca renk seçimi ve grafik stiline dikkat edip uyumsuz bir tipografi yapmak tasarımınızın seviyesini aşağı çekecektir. Yazı tipi seçiminde, kullanılan yazı tipinin öneminden daha önce bahsetmiştim, aynı şeyler burada da geçerli.

Seçim sınırlaması

Minimalizmin, minimal UI tasarımı konusunda en güçlü olduğu nokta kullanıcı konsantrasyonudur. İşlevselliğe ve sadeliğe odaklı olması, fazladan dekoratif öğelere, fazladan detaylara sahip olmadığından kullanıcının dikkatini tek bir yere çeker ve kullanıcının siteye ne amaçla girdiyse o amaca yönelmesini sağlar.

Çabuk ve sezgisel gezinme

Minimal UI tasarımı yaparken gezinme konusu bir zorluk yaratabilir. Tasarımcı, minimal bir tasarım yaparken en yüksek öneme sahip unsurları ön plana çıkartmak zorundadır.

Gezinme öğelerini gizleyecek birçok farklı yol var; fakat kullanılmadan önce iyice üzerine düşünülmeli ve test yapılmalıdır. Örneğin “hamburger menu” üzerinden konuşursak, bazı tasarımlarda gözden kaçabilir, tasarımın içinde kaybolabilir bu üç küçük çizgi. Ya da direkt olarak kullanıcıların etkileşimini zorlaştırabilir. Minimalist bir tasarım yaparken olumlu bir kullanıcı deneyimi için sorun oluşturmamak gerekir.

Negatif alanlar

Dijital tasarımlarda beyaz alanlar, negatif alanlar olarak adlandırılır ve aslında buralar “beyaz renkli yerler” değil boşluklardır. Negatif alanlar özellikle monokrom ya da sınırlı renk paleti kullanılan tasarımlarda kontrast oluşturmada ve okunabilirliği artırmada büyük tol oynar.

Palmers Hero by Ilia Semenov 

Kontrast

Minimalizm sadelik ve işlevselliği ön planda tutarken sınırlı kaynaklarını daha etkili şekilde ön plana çıkartmak için sırtını kontrasta yani karşıtlığa dayar. Renk seçimi ve yerleşimde kontrast oluşturacak kombinasyonlar tercih edilir.

2

#tasarım, #ui

UI Tasarımında Tipografi

Tipografinin, UI tasarımında zor kısımlardan biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Tipografi çok uzun süredir hayatımızda varolan bir şey, bu yüzden çok fazla varyasyon, çok fazla uygulama çeşidi ve çok fazla kural var. Bu yazıda, uzun uzun teorik bilgiler vermektense, daha pratiğe yönelik bilgiler ve projelerinizde kullanabileceğiniz birkaç ipucu vereceğim.

Kullanıcıyı Unutmuyoruz

UI tasarımında daha önce de skça belirttiğim gibi en önemli şey kullanıcı. O yüzden UI namına bir proje yapıyorsanız her zamanki gibi burada da kullanıcıyı unutmamalısınız. Özellikle tipografi gibi çözünürlükle yakından ilişkili bir konuda, kullanıcıları göz ardı etmek ölümcül bir hatadır. Unutmayın ki dünya üzerinde sadece çok iyi monitörler, çok iyi mobil cihazlar yok. Herkes en son teknoloji ürünü cihazlar kullanarak, arayüzünüzle minimum 2K çözünürlükte etkileşime girmiyorlar. Hal böyle olunca arayüzünüzü yalnızca retina ekranlarda mükemmel görünecek şekilde yaparsanız, diğer ekranlarda projeniz amiyane tabirle patlayacaktır. O sebepten seçeceğiniz yazı tipleri olabildiğince esnek olmalılar. Fazlaca ağırlık (font weight), özel karakterler içeren bir font kullanmalısınız ve bunu yaparken de çok geniş bir cihaz perspektifinde görüntüleneceğini unutmamalısınız.
İyi bir tipografi “görünmez”dir; ama kötü yapılmış bir tipografi “ben buradayım!!!” diye bağırır. Halka’daki kız gibi ekrandan çıkıp, kullanıcının gözüne gözüne girer.

Okunabilirlik

Tipografide, haliyle, en önemli şey budur. Okunabilirlik, yazı tipindeki her bir harfin, diğer harflerden ne kadar kolay ayırt edilebilmesi ile ölçülebilir. Düşününce tüm yazı tipleri okunabilirliği yüksek olsun diye yapılmıştır sanılsa da aslında öyle bir durum da söz konusu değildir. İnternet, okuması dünyanın en zor yazı tipleri ile dolu. Hatta bazen sırf kolay okunamasın diye oluşturulmuş yazı tipleri bile var. Örnek vermek gerekirse “büyük I” ve “küçük l” harfleri, her ekran boyutunda ve font büyüklüğünde dahi birbirlerine karışmıyorsa o yazı tipi okunabilirliği yüksek bir yazı tipidir.

Büyük Harf Yüksekliği

Okuduğumuz metinlerde harflerin çok çok büyük bir kısmı küçük harflerden oluşuyor. Gel gelelim yalnızca küçük harfler de kullanmıyoruz. Büyük harf kullanımlarından sonra gelen küçük harfler yazı tipinin okunabilirliğini doğrudan etkiler. ui tasarımında tipografi Yukarıdaki görselde görüldüğü üzere büyük ve küçük harfler arasındaki yükseklik oranı fazla olan versiyonda okunurluk daha iyi.

Harf içi boşluklar

“o”, “u”, “d”, “b” gibi bazı harflerin içinde boşluklar vardır. Bu boşluklar özellikle çözünürlüğü düşük olan cihazlarda yanlış görünebilir. Aslında “u” yazıyor; fakat ekran çözünürlüğünün kötü olması “o” olarak algılamamıza sebep olabilir. Harf içi boşlukları fazla olan yazı tipi kullanmanız daha iyi olacaktır. ui tasarımında tipografi

Ağırlık

Ağırlığı (font-weight ya da amiyane tabirle et kalınlığı) düşük olan yazı tipleri, kalın olanlara nazaran daha iyi görünürlük sağlarlar. Özellikle harf içi boşlukları fazladır. ui tasarımında tipografi Bu bölümü burada bitiriyorum; ama tipografiyle ilgili söyleyeceklerim henüz bitmedi. Devam edecek!

0