Your address will show here +12 34 56 78
#ux, e-ticaret, Genel

E-ticaret işletmeler için yeni pazarlara ulaşmaları konusunda büyük bir yardımcıdır. 7/24 açık olan, hem de bu esnada alışılageldik mağazacılık maliyetlerine de katlanmak zorunda olunmayan ve tüm dünyaya erişim imkanı sağlayan inanılmaz bir yer. Bu yüzden e-ticaret tüm satıcı ve potansiyel satıcıların hedefinde olan bir şey.

Git gide daha çok insanın girdiği e-ticaret dünyasında, bir e-ticaret projesi tasarlamak aslında sanıldığı kadar basit bir işlem değil.

Bir e-ticaret tasarımında sıkça yapılan 10 hata, bunların nasıl önlenebileceği ya da düzeltilebileceğini inceleyelim.

1. Detaylı Ürün Bilgisinin Eksik Olması
Herhangi bir mağazadan alışveriş yaparken, bir ürünü eline alabilme, ona dokunabilme, deneyebilme, her açıdan bakabilme… ve daha bir çok şeye imkan bulunurken, çevrimiçi alışveriş deneyiminde bu etkileşimler eksik kalır. Bu noktada e-ticaret siteleri ve uygulamaları bu etkileşim eksikliğini mümkün olduğunca kapatabilmeliler.

Ürünleriniz hakkında detay vermekten kaçınmayın. Potansiyel bir müşteri, bir ürünün özelliklerini merak ediyorsa ve sizin siteniz ya da uygulamanızda bulamazsa, başka bir yerde araması çok olasıdır. O yüzden mümkün olduğu kadar çok bilgi vermelisiniz. Ürünün ne olduğuna bağlı olarak beden, boyut, ağırlık, yazılım sürümü, malzeme bilgisi, kumaş türü, yazılım sürümü… Örnekler çoğaltılabilir.

Ayrıca ürün özelliklerini verirken saf teknik terimler yerine daha açıklayıcı tanımlamalar yapabilirsiniz.

e-ticaret tasarımında sıkça yapılan 10 hata

2. Gizli/ Bulunması Zor İletişim Bilgisi
Şaşırtıcı gelebilir; ama bu da sıkça yapılan bir hata. E-ticaret projesinde Ürün ya da hizmet ön plana çıkartılmaya çalışırken iletişim kanalları arka planda kalabiliyor bazen. Aksine müşteriler de kredi kartı bilgilerini girdiği bir uygulama ya da siteye güvenmek ve olası bir durumda karşılarında hemen ulaşabilecekleri birini bulmak istiyorlar. Geri planda kalmış, bulunması zor iletişim bilgileri insanların güvenlerinin eksilmesine yol açabilir.

İletişim bilgilerinizi bulunması kolay yerlere koyun. Header, sidebar, footer bunun için çok uygun yerlerdir. Birden fazla yere koymaktan da çekinmeyin. Tabi bu her boşluğu telefon numarasıyla doldurmanız gerektiği anlamına gelmiyor.

3. Uzun ve Karmaşık Sipariş Tamamlama Süreci
Bir e-ticaret projesinde yapılabilecek en hasar verici hatadır. Olabildiğince basit ve kullanımı kolay bir ödeme süreci deneyimi tasarlamalısınız. Sepetten, sipariş tamamlanana kadar ne kadar karmaşıksa bu süreç vazgeçme oranı da o derecede artar. Kullanıcıya ayrılmak için bir fırsat vermemelisiniz.

Mümkün olduğunca sayfa atlamayı en aza indirgemeye çalışın. Bunun için birden fazla kolonlu bir mizanpaj yapabilirsiniz, birbiri ile bağlantılı bileşenleri birleştirebilirsiniz.

4. Sipariş Vermek İçin Üye Olma Zorunluluğu
Bu bir önceki hatanın kapsadığı başka bir hata sayılabilir. Aynı mantıkla, sipariş vermek isteyen kullanıcıya, ödeme sürecinde ekstra bir adım daha vermiş oluyorsunuz. Bu üye olma zorunluluğu kimi potansiyel müşteriler için ekstra bir yükten başka bir şey değil. Sitenizden ilk defa alışveriş yapacak birisi için uzun bir form form doldurtmanın mantıklı ve yorucu olup olmayacağını düşünmeniz gerekiyor.

e-ticaret tasarımında sıkça yapılan 10 hata

Çözümü ise çok basit. Bırakın siparişini versin. Sipariş tamamlandıktan sonra, bilgilerini kaydetme seçeneğini verin. Bu kadar basit.

5. Yetersiz Site İçi Arama Motoru
Eğer ne aradığını bilen bir müşteri söz konusuysa bir e-ticaret sitesinin en faydalı bileşeni arama özelliğidir. Filtreler, kategorilerin arasında kaybolmadan hedefine ulaşmayı isteyen birini, en kısa ve zahmetsiz yoldan isteğine ulaştırmanız gerekiyor.

Daha önce arama özelliğinden bahsettiğim Arama Deneyimi Tasarlamak yazımı okuyabilirsiniz.

6. Ürün Görselleri
Yukarıda da bahsettiğim gibi, bir e-ticaret mağazasının en büyük eksikliği ürünle etkileşime girebilmektir. Alacağınız ürüne dokunamazsınız, onu deneyemezsiniz. Bu yüzden bu eksikliği doldurmak için elinizden geleni yapmalısınız. Fakat başarısız ürün görseli bu eksikliği doldurmaz.

Mümkün olduğunca büyük ve birden fazla ürün görseli kullanmalısınız. Bir ürünün birden fazla açıdan, gerekiyorsa yakın detay gösteren ve yeterli derecede büyük ürün görselleri kullanın. Ürün görseline zoom yapılabilmesini sağlayın.

7. Kötü Sepet Tasarımı
Sepet bir e-ticaret projesinin en önemli parçasıdır. Uzun zamandır ölümcül derecede hataya rastlamasak da sepet tasarımında hala daha karşılaşılan birkaç hata var.

E-ticaretin ilk yıllarında sepete birden fazla ürün ekleyememe problemi vardı örneğin. Bugün bunu aşmış durumdayız. Sepete eklenen bir ürünün sepet içerisinde adet ya da diğer özelliklerinin güncellenebilmesi konusu da aşılmak üzere. Çok nadir de olsa karşılaşabiliyoruz. Fakat eskiden günümüze miras kalan en büyük hata ürün sepete eklendikten sonra, alışveriş deneyimini sekteye uğratan işlevler.

Bir ürünü sepete eklediğinizde o an dolaşımda bulunduğunuz sayfayı terk edip sepete giden web siteleri hala mevcut. Bunu mini-cart işlevi ile aşabilirsiniz. Alışveriş deneyimini sekteye uğratmadan bu mini-cart sayesinde taksit seçenekleri, özel kampanya indirimleri gibi sepette görebildiği bir kısım bilgileri gösterebilirsiniz.

8. Yetersiz Ödeme Opsiyonu
Bazı e-ticaret site ya da uygulamalarında ödeme yapabilmek için çok kısıtlı seçenekler sunulur. Her ne kadar ülkemizde olmasa da dünyada ödemeyi yalnızca PayPal üzerinden alan çokça e-ticaret sitesi var. Ülkemizde bu durum yalnızca kredi kartı ile ödeme şeklinde görülüyor. Hatta kimi durumlarda ise yalnızca Mastercard ve Visa kabul ediliyor. Kredi kartı kullanmayan kullanıcılar ne yapacak peki? Ya da ödemeyi hesabından nakit olarak göndermek isteyen biri? Çok yaygın olmasa da Amex kullanan ya da yerli Troy? Alışveriş yapmaktan vaz mı geçecek?

Ödeme seçeneği azlığı genelde entegrasyon süreçlerinin eforuna katlanmak istememekten ortaya çıkıyor. Çok fazla ödeme seçeneği sunmak aynı zamanda çok fazla efor gerektirdiği gibi bir algı var. Tabi bazı durumlarda üçüncü parti servis sağlayıcılardan hizmet alındığından komisyon ya da aylık sabit maliyet kalemi de büyük bir sorun olarak görülüyor. Fakat bu büyütülen ve çok fazla görünen sorunlar, işin sonunda çok fazla sipariş kaybına sebep olabilir.

9. Kafa Karıştıran Dolaşım/Yönlendirme
Kötü dolaşım/yönlendirme bazen insanı çileden çıkartır. Hele e-ticarette kötü dolaşım iyice çıkartır. Özellikle e-ticarette dolaşım basit ve anlaşılır olmalıdır. Kategorizasyon bu konuda çok önemlidir. Ürünlerinizi, e-ticaret projenize, kafa karıştırmayacak bir şekilde yerleştirmeniz gerekiyor. Sepetiniz, iletişim formunuz, kurumsal sayfalarınız için gerekli bağlantıları da yine aynı kolaylığa göre eklemelisiniz.

Navigasyon tasarımına başlamadan önce detaylı şekilde planlamanızda fayda var.

10. Ürüne Odaklanmamak
Bir e-ticaret sitesinin ya da uygulamasının amacı ürün satmaktır. Ya da en azından öyle olmalıdır. Öncelik sıralamasında ilk sırada ürün, sonrasında diğer şeyler gelmelidir.

Proje muhteşem gözüksün, inanılmaz geçiş animasyonları yapayım, insanlar estetiğe hayran olsun… Evet olsun; ama projeye koyacağınız her bir piksel ürünü desteklemelidir. Tek başına vitrinin güzel görünmesi bir şey ifade etmez, vitrin ürünü ön plana çıkartmalıdır. Vitrinin asıl işlevi budur. Web sitesi de her bileşeniyle ürüne hizmet etmelidir. Ürünü geri plana atmak işleri kolayca zorlaştırabilir.

0

#tasarım, #ux, e-ticaret

İnsanlar günden güne çok daha fazla online alışveriş yapıyor artık. Online alışveriş insanlarda belli bir güven elde etmeyi başardı. Eskisine göre online alışveriş müşterisi daha seçici ve daha bilgili. Azımsanmayacak derecede bir kısım tasarımı ve kullanımı çekici değilse bir e-ticaret sitesinden ayrılma eğiliminde. Bu noktada e-ticaret kullanıcı deneyimi tasarımı çok büyük önem taşımaya başladı.

E-ticaretin bir başka olumlu yönüyse küçük işletmelerin de pazarda bilinmesine ve tercih edilmesine yol açması. Artık küçük işletmeler de kendi müşteri kitlelerini oluşturur hale geldiler. Böyle bir ortamda e-ticaret kullanıcı deneyimi tasarımı, tercih edilebilirlik açısından daha önemli hale geldi ve büyük ya da küçük farketmeksizin şirketler kullanıcı deneyimine yatırım yapmaya iyiden iyiye başladılar.

Gelin daha iyi bir kullanıcı deneyimi tasarımı yapabilmek için birkaç ipucunu inceleyelim.

Öncelik güzel görünmek değil, işlevsellik olsun.

Yıllarca, tüm arayüz tasarımlarında olduğu gibi, e-ticaret siteleri de bir çok tasarım eğiliminden geçti. Bir dönem çok fazla ön planda olan bazı eğilimler, bileşenler ya da teknikler çok kısa bir süre sonra tamamen unutulup gitti.

Video arkaplanlı sliderlar, parallax kaydırma efektleri, otomatik oynatmaya sahip karuseller… bir dönem hepsi e-ticaret sitelerinde sıkça yer ediniyordu. Bunun en büyük nedeni tabi ki çok güzel ve ilgi çekici görünebilmeleriydi. Fakat işin özünde, özellikle e-ticaret sitelerinde, müşterinin aradığı şey süslü, fantastik ya da ne derseniz artık öyle tasarımlar değil. Video arkaplanlı bir slider muhteşem gözükebilir; ama bir e-ticaret sitesinde ne kadar kullanışlı olur?

Hem estetik hem de işlevsel kaygıları olmalı; ama daha çok işlevsel kaygılarla düşünülmeli.

İnsanlar, ürünlere kolay erişebilmeyi, ayrıntılı bilgi alabilmeyi, hızlıca ürünü seçip ödeme yapabilmeyi istiyor. Özellikle ilk izlenim için güzel bir tasarım olmasının büyük önemi var ama bu güzellik işlevselliğin önüne geçiyorsa bazı noktaları tekrar değerlendirmekte fayda var.

Odak nokta; kişiselleştirme.

Kişiselleştirme, markalarla müşteriler arasında bir bağ kurulmasında yardımcı olur. Fakat artık özellikle e-ticaret dünyasında bundan daha fazlası anlamına geliyor. Çok fazla sayıda seçenekleri olduğu için kişiselleştirme hareketleri müşterinin sadakatini kazanmanın bir yolu haline geldi.

Bizim ülkemizde neredeyse her alanda yeri olan “müdavimcilik” anlayışını kullanmalısınız. Müşterinizi tanımalı, ona ismiyle hitap etmeli, ne istediğini ondan önce bilmelisiniz. Bu tarz uygulamalar müşteride amiyane tabirle “bizim marka” imajını güçlendirecektir. İyi bir e-ticaret kullanıcı deneyimi tasarımında geçmiş davranışları kullanarak kişiselleştirilmiş öneriler müthiş önem taşır. Önceki alışverişlerine dayanan ürün önerileri, müşterilerin beğenme ihtimali yüksek olan yeni ürünler bulmasını sağlayacak, deneyimi olumlu etkileyecek ve kısaca dönüşüm oranını artıracaktır.

Örneğin Hepsiburada üzerinde görebileceğiniz “Sıklıkla Beraber Alınanlar ” gibi oldukça basit bir bölüm eklemek kişiselleştirme uygulamalarına harika bir örnektir.

e-ticaret kullanıcı deneyimi

Kişiselleştirilmiş bir mail ya da önerilenler bölümü de işe yarar bir uygulamadır. Hatta çoğu zaman sizi büyük bir yatırım yapmaktan da kurtaracaktır.

Ödeme adımlarını basitleştirmek

Bir e-ticaret sitesinin hatta oradan da tüm bir işletmenin ayakta kalabilmesini sağlayan nokta işte tam burası. Vaat ettiğin ürünü ya da hizmeti satabilmek bir işletmenin en büyük amacıdır. Varlığını devam ettirebilmesinin tek yöntemi budur.

Bu noktada basit bir ödeme işlemi olması işleri kolaylaştıracaktır. Daha az adım içeren ödeme işlemleri, daha yüksek dönüşüm, daha düşük vazgeçme oranı ortaya çıkartır. Ancak daha az adım derken her şeyi aynı sayfaya toplayıp, bir karmaşa içinde ödeme yaptırtmaya çalışmaktan bahsetmiyorum.

Ödeme adımları konusunda olumlu bir e-ticaret kullanıcı deneyimi için şunları yapabilirsiniz;

– Dikkat dağıtan, gereksiz ve fazla her şeyi kaldırın ve geriye sadece işlemi tamamlamam için gerekli işlevler kalsın.

– Eğer yeni bir müşteriyse, uzun uzun kişisel bilgilerini sorup bir profil oluşturmak yerine facebook ya da başka bir sosyal ağdan giriş yapmalarını sağlayın.

– Üyeliksiz ya da misafir oturumunu kullanın. İnsanlar kişisel bilgilerini kalıcı olarak üçüncü şahıslarla paylaşmak istemeyebilir.

– Hassas bilgiler için (telefon numarası, ödeme işlemi, mail adresi) gibi bilgiler için veri doğrulama işlemini kolaylaştırın.

Liste oluşturulabilmesini sağlamak

Bir kullanıcı, e-ticaret sitenize girdi diye sizin ürününüzü ya da hizmetinizi kesinlikle satın alacak diye bir durum söz konusu olamaz. Bu noktada potansiyel müşteriyi, gerçek müşteriye çevirmenin yollarından biri liste oluşturmasına izin vermektir. Beğendiği; fakat o an için belki de almak konusunda kararsız kaldığı bir ürünü oluşturduğu listeye kaydetme ve sonra tekrar gözden geçirme şansını vermek dönüşüm olasılığını artıracaktır.

Hali hazırda satın alma kararını netleştirmemiş olan potansiyel müşteri, eğer listeleme yapabildiği özellik yoksa vazgeçtiği ana kadarki süreci tekrardan yapmak zorunda kalacaktır. Böylesi bir durumda potansiyel müşteri aynı ürünleri bulamayabilir, web sitesinde gereksiz süreler geçirebilir… Bu da yine kararsızlığını besleyebilecek durumlardır.

Liste hazırlama özelliği basit bir özelliktir. Eğer web siteniz böyle bir özelliği zaten barındırıyorsa açıkça görünebilir ve anlaşılabilir olduğundan emin olun.

Alışverişi alternatif kanallar ile genişletme

Markanızın bir mobil uygulaması yoksa büyük bir fırsatı kaçırıyorsunuz. Potansiyel müşterileri, müşteriye, müşteriyi sadık müşteriye çevirmede mobil uygulamaların payı azımsanmayacak derecede fazladır.

2018 yılında ABD’de, e-ticaret alışverişlerinin üçte birinden fazlası mobil cihazlar üzerinden gerçekleşti. Ortada 1 trilyon doların üzerinde bir satış rakamı var. Bu pastadan pay almamak mantıksız olur.

Google araştırmalarına göre e-ticaret alışverişi yapan insanların neredeyse yarısı bütün satın alma işlemini mobil cihazları üzerinden yapıyor ve bu kalabalığın büyük bir kısmı web sitesi değil uygulama üzerinden satın alma gerçekleştiriyor.

Farklı bir alternatif kanal da pazar yerleri ve sosyal medya siteleri de kullanılabilir.

Trendleri takip etme

Aslında bir e-ticaret kullanıcı deneyimi tasarımı yalnızca web sitesi ile sınırlı değil. Bütünsel bir bakış açısına sahip olunmalı. Müşterilerinizin deneyimini kolaylaştırmak için kapsamlı bir deneyim tasarlamalısınız. Bu bütünsel anlayışta yeni trendleri takip etmeniz ve sürekli geliştirme yapmanız faydalı olacaktır. Bu sürekli geliştirme düşündüğünüz kadar da zahmetli bir iş değil, müşterilerin ne aradığını bildikten ve mevcut zorlukları iyi analiz edip çözüm yolu bulmalısınız.

0