LC Waikiki Mobil Uygulamasını Nasıl Tasarladık? - B.5: Kategori


lc waikiki mobil uygulaması

Yukarıda görselde görüldüğü gibi kullanıcı, kategoriye girdiğinde ayrı bir akışa değil, sadece ana akışın içerisindeki başka bir adıma geçiyor ve kategori akışındaki tüm adımları pas geçmiş oluyor. Tabi bu pas geçme durumu o kısımların çıkartılması değil, tüm o akışın tek bir adıma indirgenmesi demek. “Ana kategori > alt kırılım > alt kırılım” şeklinde oluşturulmuş olan kategorizasyondan farklı olarak yeni bir akış yerine tek bir sayfa içerisinde istediği tüm ana kategori ve alt kırılımlara aynı anda ulaşabiliyor. Bu hedefine ulaşmasının yanında, kategoriler arasında gezinmeyi de kolaylaştırıyor.

Ayrıca, yine uygulamanın tümünde amaçladığımız ve bizim adını “göz ucu deneyimi” koyduğumuz tarzı ve kompaktlığı da yine burada yansıtmamız gerekiyordu.

“Göz ucu deneyimi” ile asıl amaçladığımız şey şuydu: Kullanıcının sezgisel kullanımını daha da artırmak için yerleşimi, renk paletini ve CTA’ları (call-to-aciton/ maceraya çağrı) tipografiyi, kısacası tüm stil şemasını (style guide) bakmadığı zamanlarda da görebileceği şekilde yapmak.

Örneğin “sepete ekle” butonunu, üzerindeki etiketi okumadan da, kavrayabilmeli. Kullanım esnasında o an görüntülediği sayfada ne varsa, mümkün olduğunca, göz ucuyla görse dahi işlevini anlayabilmeli ve eyleme geçebilmeli.

Bu noktada ekibimi biraz övmem gerekiyor. Çok nokta atışı kullanıcı perspektifi sahibi hespi.

Açıkçası bizim “göz ucu” dediğimiz bu sezgisel kullanım, anlatıldığında veya okunduğunda çok mantıklı gelmiyor. Bunu ben de kabul ediyorum; fakat benim şahsen yaptığım birkaç kullanıcı görüşmesinde şu tarz durumlar yaşadım. Alışveriş yaptıktan sonra ürün detay sayfası ile ilgili sorular sordum.

Örneğin bir kullanıcı ile yaptığım görüşme;

+ Ürün detayda sepete ekle butonu neredeydi?

– Bilmiyorum.

+ Bakmadın mı nerede olduğuna?

– Yok bakmadım. Butonun nerede olduğunu aramadım. Beden seçip bastım işte sepete ekleye.

Bu konuşma elbetteki kullanıcının dikkatsizliği ya da ilgisizliği olarak algılanabilir ya da belki de sadece şanlıydı. Öylesine bir yere dokundu ekrana ve şansına sepete ekle buton oradaydı.

Her durumda varabileceğimiz yer, kullanıcının amaçladığı eylem noktasında, sezgisel olarak dokunduğu noktada “sepete ekle” butonunun olması.

Bu tam olarak amaçladığımız şeydi.

Kategori sayfasına dönersek, bu deneyimi orada da yaşatmak istedik. E-ticaret sitelerinde genellikle kategorizasyon çok sıkıntılı bir iştir.

Çünkü olması gereken bir kategori ağacı varken, neredeyse her kullanıcı için de farklı olan bir kategori ağacı vardır. Örneğin “dış giyim”, kendi kategori ağacımda yoktur. Montu, ceketi ben üst giyimde ararım. Çünkü belden yukarısına giyiliyorlar. Bu benim düz bir adam olduğum anlamına da geliyor olabilir; fakat örnek olarak bence iyi bir örneğim kişisel kategori ağacı için.

Bu noktada görselleri ön planda tutacağımız bir tasarımda karar kıldık. Çalışmamızı yaptık. Kategori ekipleri ile çalışmaya başladık.

Kişisel kategori ağaçlarının bizim “bölüm sonu canavarımız” olması tam burası oluyor. Kullanıcı geri bildirimleri, kategori ekiplerinin istekleri, diğer fazlar aktif edeceğimiz özellikler derken neredeyse 40 tane kategori sayfası tasarımı yaptık. Her yaptığımız tasarımın bir eksik noktası çıkıyordu. Ya istediğimiz deneyimi veremiyorduk ya da görselleri daha da ön plana çıkartmaya çalışırken bu sefer de genel stilden uzaklaşıyorduk. Sağını toplasak, solu patlıyordu. Bazı şeyler böyledir, bir kez basiret bağlanır ve çözene kadar perişan olursunuz.

Sonunda ulaştığımız nokta şu oldu;

lc waikiki mobil uygulaması

Bu noktada işin en önemli yeri tabi bu kategori görsellerinin oluyordu. Bu alanları etkin kullanmak tasarımı oldukça farklı belki de bizim düşünmediğimiz noktalara bile getirebilirdi.

Bu noktadan alınabilecek en önemli ders, içeriğin genel tasarımla ne kadar ilişkili olduğu. Dünyanın en iyi yerleşimini (layout) yapmış olabilirsiniz. Tasarlamış olduğunuz deneyim eşi benzeri görülmemiş bir şey olabilir; ama içerik bu deneyimi desteklemez ise başarılı olma şansınız ne yazık ki çok fazla olmaz. Aynı şey tabi ki yazılım noktasında da geçerli. Bir mobil uygulama birden çok, farklı disiplinlerin bir arada düzgün çalışmasına bağlıdır.

Mete Han’ın, okları kırdığı, ibretlik hikayesini anlatmayacağım 🙂

Bu kategori yapısının, diğer her şey gibi, avantaj ve dezavantajları var. Bunlardan uzun uzun bahsetmek istemiyorum. İstesek günler boyunca bir tasarımın neden böyle olması ya da neden böyle olmaması gerektiği ile ilgili düzinelerce şey bulabiliriz.

Sonuçlandırırsak; başardık mı?

Evet.

Akışın birkaç adımını kompakt hale getirmemiz kullanıcı tarafından sevilmiş. Yorumlara baktığımızda aranılan ürünlere kafa karışıklığı yaşamadan ulaşabildiğini belirtiyor kullanıcılar. Genel itibariyle tüm alışverişini hızlı yapabiliyor olmalarını dile getiriyor olmaları da bunu destekliyor. Genel sorulara verdikleri cevapların büyük kısmı “hızlı ve kolay” alışveriş yapabildikleri yönünde.

Beğenilmeyen taraflar ve farklı beklentiler de söz konusu tabi. Onlar üzerinde çalışıyoruz. Yakın bir zamanda onları da halletmiş olacağız.

Bir proje aslında, asla bitmiş değildir.

Bir sonraki bölümde Ürün Detay sayfasından bahsedeceğim. Şimdilik görüşmek üzere.

Okuma için teşekkürler.

Yazan /

selcukavc@gmail.com

Kafa kağıdımda doğum tarihim 1 haziran olsa da, annemin verdiği bilgilere dayanarak söylüyorum ki Mayıs ayının 29.günü, beş buçuk kilo ağırlığında, Sakarya ilinin şirin mi şirin Karasu ilçesinde dünyaya gelmişim.

Yorumla