LC Waikiki Mobil Uygulamasını Nasıl Tasarladık? — B.4: Anasayfa

Ön çalışmaları tamamladığımız, kapsamımı belirlediğimiz ve muhtemelen tam anlamıyla uymamız mümkün olmayacak planlamamızı yaptığımıza göre artık nihai tasarım aşamasına geçebiliriz. Sonunda!

Fakat öncesinde reklamlar;

Arkadaşlar hazır mıyız?

Uygulamanın ilk görülecek sayfasından başlamamız şaşırtıcı değildi. Bu noktada bazı yeni özelliklerimiz vardı ve planlamada ortaya çıkan sonuca göre geliştirme süreci başladığında bizim de diğer sayfaların tasarımlarında ilerlememiz için vakit kazandıracaktı anasayfa.

Bu noktada nihai tasarım şekillenirken belli başlı istekler vardı. Bunlardan en belirgin olanı; “storyler.”

Özellikle instagramdan sonra çok popüler olan ve bankaların bile kullanmaya başladığı story alanından kişisel olarak nefret ediyorum. Instagram ve türevleri sosyal medya için çok güzel bir özellik olabilir. Story izlerken yukarı kaydırma hareketiyle bağlanan linke gitmek de çok güzel. Özellikle dijital pazarlama için bulunmaz nimet. Ama bankalar için değil ya da e-ticaret siteleri için. Bazı site ve uygulamalarda birebir instagram story özelliği kullanılıyor. Yuvarlak görsellere tıklayınca tam ekran bir görsel açılıyor, bağlantıya gitmek için alt taraftaki ok simgesine tıklıyorsunuz ya da yukarı kaydırıyorsunuz… Sorun bende mi bilmiyorum; ama gerçekten manasız geliyor. Belki bir gün mana bulabilirim.

Yüklediğimiz her uygulamada story olduğu için insanlar da bunu istiyorlar. İlk bölümde söylediğim gibi, kullanıcılar diğer uygulamalardaki alışkanlıklarını başka uygulamalara da taşımak istiyorlar. Son derece anlaşılabilir bir durum. Fakat story konusuna o şekilde yaklaşamıyorum. Çünkü bilinirlik ve kullanım oranı, bir şeyin her yerde kullanılabileceği anlamına gelmez.

Story meselesinden bu derecede hazzetmiyor olmam ondan faydalanamayacağım anlamına da gelmiyor tabi. Çünkü çok büyük bir oranda bilinirlik var ortada ve bunu kullanmak lehimize olurdu. Biz de story alanının bilinirliğini kullanmayı düşündük. Bu birinci kararımızdı.

LC Waikiki, tematik kampanyalar yapmayı sever. Dönemsel olarak anasayfasını baştan aşağı tek bir tema üzerinde yoğunlaşacak şekilde baştan tasarlar. Bu web tarafında daha kolay olur. 12’li grid sistemiyle çalıştığı için 3 kolon, 4 kolon, 1 kolon şeklinde istenildiği gibi yerleşim yapılabilir; ama uygulama konusuna gelince işler biraz değişiyor tabi. Uygulama native yazılacağı için web tarafındaki bu rahatlık, en azından birinci faz için pek mümkün görünmüyor. Sonraki fazlar için bu konuya da bir çözüm olabilecek bir fikrimiz var. Hayır, webview değil. 🙂

Yazılım konusunu sonraki bölümlerde zaten anlatacağım o yüzden tasarıma geri dönüyorum.

Tematik sayfa tasarımlarını mobil uygulamaya da taşımamız gerekiyordu. Bu da ikinci kararımızdı.

Tematik kampanya tasarımı ve story özelliğinin bilinirliğini kullanma düşüncemizin sonucunda ortaya çıkan tasarımın wireframe’i şu şekildeydi;

Özellikle tematik kampanya dönemlerinde çok fazla ürün grubunda ayrı ayrı indirimler yapılıyor. Bu noktada yalnızca bir “slider” koymak bizim işimizi çözmüyordu. Story alanlarını ürün gruplarının kampanyalarını göstermek için kullandık. Bu alanda her ürün grubu için yapılan kampanyalar aynı tema kullanılıp tasarlanacaktı.

Hemen alt tarafa da bir “vitrin görseli” yerleştirdik. Bu vitrin, varsa dönemsel/tematik kampanyanın asıl söylemini gösterecekti. Tabi bu tematik/dönemsel kampanya görsel bütünlüğü hem uygulama ikonu hem de uygulama başlatıldığında “yükleme ekranında” (splash screen) çıkacak animasyonla desteklenecekti. Yine anasayfada yer alan ana kategori görselleri de bu tema ile bağlantılı şekilde değiştirilecekti.

Örneğin, “Yaz Festivali” temasını aşağıda görebileceğiniz şekilde kullanabiliriz.

“Büyük Yaz Festivali” teması için konsept çalışma. İkon > Splash screen > Anasayfa

En altta yer alan ana kategoriler kısmıyla ilgili fikirlerimizi ve tasarımlarımızı ikinci faza bıraktık ve orayı eski uygulamadaki şekliyle koruduk. Bu noktadaki kararımızın sebebi önceki yazılarda bahsettiğim kapsam ile ilgili. Bu noktaya harcayacağımız, özellikle geliştirme anlamındaki efor, tüm projenin teslim tarihini geciktirecekti. Oraya harcanacak eforu diğer sayfalarda kullanmayı tercih ettik. Tabi bu noktada bir de kullanıcıya, üst kısımda tamamen değişen bir yapıyla karşılaştıracağımız için, bir şok yaşatacaktık. Bu şoku daha kolay atlatabileceğini ve memnuniyetin daha az düşeceğini düşünerek bu şekilde yapma kararı aldık. Yapılan kullanıcı testlerinden çıkan sonuca baktığımızda bu düşüncemizde çok da yanılmadığımızı anlayabiliyoruz.

Asıl soru; Başardık mı?

Cevap basit; evet başardık. Yapılan kullanıcı araştırmalarında tasarladığımız deneyimin, yaşatmak istediğimizle paralel olduğu görülüyor.

Bu konuda başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. Şimdi sıra ikinci fazda!


Bir sonraki bölümde ana akışın bir sonraki adımı Kategori sayfası tasarım sürecini anlatacağım.

Şimdilik görüşürüz.

Okuma için teşekkürler.

Yazan /

selcukavc@gmail.com

Kafa kağıdımda doğum tarihim 1 haziran olsa da, annemin verdiği bilgilere dayanarak söylüyorum ki Mayıs ayının 29.günü, beş buçuk kilo ağırlığında, Sakarya ilinin şirin mi şirin Karasu ilçesinde dünyaya gelmişim.

Yorumla