Your address will show here +12 34 56 78
#iyiiş, #reklam
Reklam dünyasının en eğlenceli tarafı karşılaştırmalı reklam diye uzunca söyleyebileceğimiz şeydir. Aslında işin özeti sataşmadır.  Bazıları da “Reklam Savaşları” diyor! (aslında çok da sevmediğim bir tabirdir reklam savaşları.) Bizim memleketimizdeyse sataşma sadece twitter üzerinden, dünyanın en sahte diyalogları ile yapılıyor orası ayrı. (Bu araya konuyla alakasız bir kaç şey söylemek için açtım parantezi. Henüz yapmamış olan markalar ve dijital ajanslar için kılavuz niteliğinde bir bölümdür burası. Bizdeki twitter sataşmaları şu şekilde olmaktadır; A Markası: “Hey @B bizim yiyeceklerimiz olmasa, sizin içecekleri kim içecek?” B Markası: “Heey neden öyle söylüyorsun @A yaz geliyor herkes bizi bekliyor ama… :)” A Markası: “O zaman gel de bir kampanya başlatalım 😉 @B” B Markası: “Olur tabi @A. Sizin ürününüzden alana bizim ürünümüzde indirim yapalım :)” A Markası: “He he he @B. Sizin üründen alana bizimkini, bizim üründen alana sizinkini verelim. Ne dersin? :))” B Markası: “Çok güzel @A <3” A Markası ve B Markası kampanyayı özetleyen bir tweet atarlar. Sonra akabinde sosyal medya içerik sitelerinde bu “atışma”(?) yayınlanır ve bu “ayı kardeşli çocuk programı” tadındaki twitter atışması ne kadar da güzel olmuştur diye sevinilir. Bu tarifi aynen uygularsanız sizin de mis gibi eğlencelikli bir sosyal medyanız olabilir.) Senelerdir sektörde bir ah vahdır karşılaştırmalı reklam durumu. Bizim ülkemizde yapılmıyor. Hatta bir aralar baya bildiğiniz yasaktı karşılaştırmalı reklam. Şimdilerde ise “en yakın rakibine” göre seviyesinde. Bunun yapılmamasını ben gayet mantıklı buluyorum. Sonuçta ülkede müşterisine sosyal medyada küfür eden yöneticiler var bolca. Bu yöneticinin kendi markası ile ilgili aşağıdaki gibi bir reklam yapıldığını düşünsenize… Orayı yıkarlar Faruk yıkarlar! Neyse, meselemize dönelim; McDonalds, Fransa’da TBWA Paris ile birlikte McDonalds gayet eğlenceli bir iş yapmış. Kocaman bir Burger King billboardu hazırlayıp rakibine bir güzellik yaparken, kendilerinin billboardu küçücük kalmış yanında. O rota üzerindeki en yakın McDonalds ve Burger King restorantlarını gösteren billboardları yolun kenarına bir güzel yerleştirmiş. Gerçekten sataşmalı reklam olayını başarıyla gerçekleştirmişler; ama işte bu sataşmanın genelde en iyi tarafı karşı atak oluyor. Sonuçta son gülen iyi güler. Kendisine gelen ortayı en iyi şekilde değerlendirip cevabını veriyor, Buzzman ile birlikte Burger King. Adeta mest oluyoruz!!   Yazımı, bu sataşma işinin en büyüğü olarak geçen, internette ikide bir karşınıza “reklam savaşları” olarak çıkan bir sataşma serisini bitiren Bentley ilanı ile bitiriyorum. (Açıkçası bu “reklam savaşları”nın gerçekliği ile ilgili de çekincelerim yok değil hani.) reklam savaşları
0

#iyiiş, #reklam
Cillit Bang temizlik mavrasını biliyoruz. Diğer pembeli morlu temizlik ürünleri gibi çok akılcı olmayan, sonuç odaklı, 10 saniyelik eziyet reklamlarıyla marka bilinirliğinin gözüne buran bir firma kendisi. Çoğu reklamı dublajlanmış işler olsa da, yerelde çekilmiş filmler de aynı oranda kötü. (Her zaman işleri övecek halimiz yok. Kötü olan kötüdür. Cillit Bang Bugün The Inspiration Room‘da Cillit Bang’in yeni online reklamını gördüğümde inanamadım. (Ben şok, ben iptal!) Bir kere çok güzel görünüyor. Bu zaten artı. Bir de isminin Daniel Cloud Campos olduğunu öğrendiğim dansçı abi de dans ve temizlik olayını çok güzel birleştirmiş. İnceden de olsa bir hikayesi de var. Daha ne olsun! İyi seyirler;
0

#iyiiş, #reklam
KFC’yi hepimiz biliyoruz. Kimdir nedir diye anlatmama gerek yok. (Buraya not düşmek istiyorum bazı zamanlar tavuklar inanılmaz yağlı oluyor. Bildiğin yağ çekmiş şıp şıp damlatıyor.) Şimdi bu adamlar Malezya’da yeni bir iş çıkartmışlar ortaya. Hatta bu afişlerle Londra’da Grand Prix kazanmışlar. Malezyalılar KFC’ye gerçekten düşkün insanlarmış. Baya baya seviyorlarmış. (Ben de theinspirationroom‘dan duydum.) Ama işte devir değişiyor olsa gerek daha yeni ve “seksi” markalarla rekabete girmek zorunda kalmış arkadaşlar. Böyle de olunca, daha genç, daha eğlenceli, daha gerçek hayattan gerçek anlar (brief böyleymiş) göstermek istemişler. Sonuçta aşağıdaki işleri ortaya çıkartmış. İşi yapanlar BBDO Malaysia Güzel kafalar, ben beğendim. kfc   kfc   kfc
0

#iyiiş, #olaylar, #reklam
Oscar ödüllerinde çekilen selfie (bundan böyle özçekim olarak anılacaktır) ile fotoğraf anlayışı artık başka yerlere gitti. Samsung’un hamlesi olan bu Oscar özçekimi, cep telefonlarının berbat haldeki ön kameralarının daha kaliteli olmasına, sırf özçekim yapmalık uygulamalara, #nofilter’lara, acayip acayip aletlere, cep telefonu lenslerine ve daha bir sürü acayip şeye sebep oldu. Hatta bir tek Samsung bu işten yeterli faydayı sağlayamadı, diğer herkes aldı yürüdü. Şimdi de bu olayı başlatan Samsung, NX serisi mini kamerasıyla daha değişik bir mevzu deniyor. NX Serisi kamera için “For self-portraits. Not selfies.” diye bir kampanya başlatmışlar. Ben bunu “Özçizimler için. Özçekimler için değil.” olarak çevirdim. Üç ünlü ressam, Frida Kahlo, Vincent van Gogh ve Albrecht Dürer’in kendi çizdikleri portrelerini makinelerine uyarlamışlar. Olay bu kadar. Öyle çok inanılmaz bir fikir değil; fakat görseller çok hoş olmuş. Kapanyanın geliştirilmesi Leo Burnett İsviçre‘ye ait. samsung-özçekim-durer samsung-self-portraits-kahlo-özçekim samsung-self-portraits-vincent-özçekim samsung-self-portrait-durer-özçekim  samsung-self-portrait-kahlo-özçekimsamsung-self-portrait-vincent-özçekimdurer-self-portrait-1498-özçekim kahlo-self-portrait-özçekimvan-gogh-self-portrait
0

#işler, #iyiiş, #reklam
halloween_tesco Bazı dönemler reklam sektörü için bir gövde gösterisi anlamına geliyor. “Özel günler ve haftalar” diye adlandırabileceğimiz bu dönem gerek yurdumuzda gerekse tüm dünyada ajansların en yaratıcı fikirleri ortaya çıkarmasına olanak sağlıyor. Markalar da ajansların bu açlıklarına, bu özel günlerin kendilerine getireceği PR puanından kaynaklı göz yumuyorlar. Normal şartlarda olsa sanmıyorum ki markalar bütçelerini salsın, para akıtsın, güvenli bölgeden çıksın. (Gerçi bu bizim ülkemizde geçerli genelde.) Şimdi malumunuz Halloween zamanlarındayız. (Hepimiz “Cadılar Bayramı”nın ehemmiyetini biliyordur artık. Yoksa neden her sene “Halloween Party!”lere katılalım ki?) İşler gün yüzüne çıkmaya başladı çoktan. İngiltere’nin büyük market zincirlerinden TESCO (oranın BiM’i) da Halloween için yaptıkları işi birkaç video ile ortaya çıkardı. Tahmin edebileceğiniz üzere aslında özünde market içinde yapılan şakaların kayıt altına alınması. Yani Viral!!! İşin iyi yanıysa (yani umarız öyledir) bizdekiler gibi herkesin durumdan haberdar olduğu, 4 kamerayla, müthiş ışıklandırmayla çekilen viraller gibi değil. (Buraya not düşmek istiyorum: Sevgili Yerli Viralciler! Tamam elinden geleni yapmışsın profesyonel çalıştığınız anlaşılmasın diye, ki hala anlaşılıyor, arkadaş bari devamlılığa dikkat et!) İzliyoruz;   Şimdi mevzu aslında bununla da bitmiyor. Bu video sadece reklam kampanyasının tanıtımı aslında. Asıl kampanya Tesco’nun hem web sitesinde hem de YouTube kanalında sürüyor. Diyelim videoda gördüğünüz “kanlı el”i beğendiniz. İyi de nasıl yapacaksınız? YouTube kanalında nasıl yapacağınızı görüyorsunuz. Peki gereken malzemeler? E onu da Tesco‘dan alacaksınız tabi ki! Çaktınız değil mi? Viral dediğin budur! Kampanya dediğin budur! Çalışmayı yapan BBH-London‘a tebriklerimizi gönderiyoruz.
  Sosyal Sorumluluk İşin bir de şöyle bir boyutu var ki hak vermemek elde değil. vw_halloween_greenpeace
0

#iyiiş, #olaylar, #reklam
Land Rover Amerika yeni bir kampanya başlattı. İsmiyse “Deeper Connection.” Bunu Türkçe’ye direkt çevirirsek “Derin Bağlantı” anlamına geliyor; fakat bizde derin bağlantı dendi mi akla hemen yeraltı dünyasından bağlantılar gelse de Land Rover daha da derine iniyor ve doğa ile aslında düşündüğümüzden daha kuvvetli bir bağa sahip olduğumuzu göstermeye çalışıyor. Bu sebeple de insan ve fil, orangutan, sırtlan ve kurbağa derilerini birbirleri ile karşılaştırıyor. Yaratıcı ekip kampanyanın ana fikrini “Land Rover, yıllardan beri maceracı ruhun, kalitenin ve uçlarda tasarımın adı oldu. Biz de insan ve doğayı tekrar birleştirerek bu ruhu yeniden ortaya çıkartmak istedik. Bu kampanyada insan ve doğanın düşündüklerinden daha da çok birbirine benzediğini gösteriyoruz. Tek yapmanız gereken dışarı çıkmak ve kendinizi görmek. Dışarı çıkın ve derin bir bağlantı bulun.” şeklinde açıklıyor. Ortaya çıkardıkları iş gerçekten de hiç alakası olmayan iki türdeki (orangutan ve insan arasındaki akrabalığı ayrı bir yerde tutmak gerek tabi) canlının benzerliklerini gösteriyor. Fakat bu benzerlik öyle ahım şahım da değil açıkçası. Fikir ve altında yatan gayet dolu olsa da görseller bu dolu dolu fikrin altında biraz olsun ezilmiş gibi duruyor. Behance sayfasından çalışmanın orijinal fotoğraflarına ulaşabilirsiniz.   land rover deep connection land rover deep connection land rover deep connection land rover deep connection
0