Your address will show here +12 34 56 78
#tasarım, #ui, #ux

LC Waikiki mobil uygulaması için bir yeniden tasarım (redesign) çalışması yaptık geçtiğimiz yılın 8 ayında. Bu çalışmayı baştan sona anlatmak istedim.

Başlayalım; ama biraz mobil uygulamalardan konuşalım. Son yıllarda, “internete bağlanabilen şeyler” içinde en hızlı gelişim gösteren teknoloji mobil teknolojiler oldu. Donanımsal gelişmelerin yanında, yazılımsal olarak da çok büyük gelişmeler kaydedildi.

Örneğin sesli komutlar hiç olmadığı kadar iyiler keza görüntü tanıma teknolojisi de aynı şekilde. Konuşmanı yazıya çeviren bir uygulamayı ilk gördüğümdeki yaşadığım şaşkınlığı hatırlıyorum da, şimdi şaka gibi geliyor o şaşkınlığım.

Her neyse;

Yazılım teknolojisinin girdiği inanılmaz gelişim yolu, teknolojilerin çok hızlı şekilde eskimesine de neden oldu. Eskiden 5 yıl ortalama ömrü olan teknolojik gelişmeler şimdi 1–2 yıl arasında ölebiliyorlar. Bir de tabi bu tüketim kültürü ile de alakalı ki o bu yazımızın konusu değil.

Neden tasarladık?

Aslında birkaç nedeni var. Bunlardan biri başta da belirttiğim gibi yazılım teknolojilerinin çok hızlı gelişiyor olması. İşletim sistemlerinin sunduğu fırsatları kullanabilmek için altyapınızın da gelişmiş olması gerekiyor.

Bir diğer neden ise kullanıcı deneyiminin de gelişiyor olması. Çok fazla kullanılan mobil uygulamalar ister istemez diğer uygulamalara da etki etmeye başlıyor. Çok anlaşılır şekilde kullanıcılar orada kullandıkları bir hareketi (gesture) diğer uygulamalarda da görmek istiyorlar. Sık kullanılan mobil uygulama deneyimlerini diğer uygulamalara da aktarıp istedikleri şeyleri daha rahat yapmak istiyorlar. Çünkü bir alışkanlık geliştiriyor kullanıcı ve alışılmışın önüne geçmek zor. Bu konu aynı zamanda “yeniden tasarım”ın önündeki en büyük risk olarak da karşımıza çıkıyor.

Hali hazırda çalışan bir mobil uygulamayı yeniden tasarlamak belirli risklerin alınması demek. Bu risklerin en büyüğü tabi ki kullanıcı memnuniyeti. Tüm dünyanın en büyük dertlerinden biri kullanıcıların yeni tasarımlara karşı olan tepkileri. Bu tepkiler kimi zaman inanılmaz boyutlara ulaşabiliyor şaşırtıcı şekilde. Bu riski göze almak şart. Çünkü bir grup kullanıcı alışveriş yapmayı bile bırakabiliyor başlarda. Bu yaşanan durum başka bir yazının konusu tabi.

Bir de farklı cihazlar için optimizasyon söz konusu. Varolan sistemler genellikle, uzun süredir yayında oldukları için, “oturmuş” halde oluyorlar. Hatalar, yanlışlıklar düzeltilmiş oluyor ve bu halleri ile aslında bir güvenli alan sunuyorlar. Yeni bir uygulamaya göre daha az iş gücü anlamına geliyor.

Rakiplerine kıyasla görece “eski” görünen; ama kullanıcıların alışkanlık haline getirdiği, eski teknolojiye sahip olsa da “oturmuş” bir yapıya sahip bir LC Waikiki mobil uygulaması vardı elimizde.

Sorulması gereken soruyu sorduk; daha az yorucu, kullanıcıların alıştığı, konfor alanı yaratılmış, “eski” görünen eski teknoloji mi yoksa bu riskleri almaya ve çok çalışmaya değecek, nimetlerinden faydalanabileceğiniz, yeni bir deneyim sunabileceğiniz yeni teknoloji mi?

Cevap basitti: Yeni teknoloji.

Ne kadar sürdü?

Uygulamanın hem tasarım hem de yazılım teslim tarihi biraz zorlayıcıydı. Konsept tasarımları sunmamız için 1 aylık bir süremiz vardı. “Ana akış” sayfalarının (happy-path) konseptlerini bu süre içerisinde tasarlayıp, prototiplerini hazırladık ve sunum gerçekleştirdik.

Bu sunumda genel bir anlatım yaptıktan sonra, hazırladığımız prototipleri yüklediğimiz telefonları kullanmaları için katılımcılara verdik. Aslında bu noktada bu sunum bizim için hem bir onay sunumuydu hem de ilk kullanıcı testimiz olmuştu.

Sunum sonrasında tasarımların ve sunacağımız deneyimin genel konseptinin onayını almıştık ve detaylı çalışmaya başladık.

Detaylı çalışmalar toplamda 6 ay kadar sürdü. Bu süre içerisinde, görülmemiş bir hızla ilerliyorduk. Öncelikle belirli sayfalara odaklanıp, analizlerini ve prototiplerini hazırlayıp geliştiricilere verdik. Onlar tasarımları biten sayfaların geliştirmelerine başladılar, biz de diğer sayfalara geçtik. Böylece projenin tümü aynı anda yürümeye başladı.

Geliştirme kısmına, geliştirici arkadaşlar ile birlikte, ayrıca değineceğim.

Tasarladığımıza değdi mi?

Cevap yine basit; evet değdi.

Aşağıda kullanıcı araştırmalarından gelen bazı noktaları görebilirsiniz. Bu noktada anlıyoruz ki değmiş.

Sonraki bölümlerde bu araştırmaların daha detaylı analizlerinden de bahsedeceğim.

Yaklaşık 2000 kişi ile yapılan araştırmalarda yenilenen mobil uygulama memnuniyet oranı, ilk iki ayı olmasına rağmen, çok etkileyici sonuçlar verdi. Genel bakışta kullanıcıların %90’a yakını uygulamayı beğendiğini söylüyor.

Bu abartmıyorum; ama inanılmaz bir oran. Yukarıda da belirtmiştim; kullanıcılar yenilenen tasarımları sevmezler. Konfor alanlarını bozduğu için nefret bile edebilirler. Buna hazırlıklıydık; fakat bu derece beğenilmesine hazırlıklı değildik açıkçası. 🙂

Kullanıcıların, sayfalar özelinde beğenileri şu şekilde olmuş;

Cevap basitti: Yeni teknoloji.

Ne kadar sürdü?

Uygulamanın hem tasarım hem de yazılım teslim tarihi biraz zorlayıcıydı. Konsept tasarımları sunmamız için 1 aylık bir süremiz vardı. “Ana akış” sayfalarının (happy-path) konseptlerini bu süre içerisinde tasarlayıp, prototiplerini hazırladık ve sunum gerçekleştirdik.

Bu sunumda genel bir anlatım yaptıktan sonra, hazırladığımız prototipleri yüklediğimiz telefonları kullanmaları için katılımcılara verdik. Aslında bu noktada bu sunum bizim için hem bir onay sunumuydu hem de ilk kullanıcı testimiz olmuştu.

Sunum sonrasında tasarımların ve sunacağımız deneyimin genel konseptinin onayını almıştık ve detaylı çalışmaya başladık.

Detaylı çalışmalar toplamda 6 ay kadar sürdü. Bu süre içerisinde, görülmemiş bir hızla ilerliyorduk. Öncelikle belirli sayfalara odaklanıp, analizlerini ve prototiplerini hazırlayıp geliştiricilere verdik. Onlar tasarımları biten sayfaların geliştirmelerine başladılar, biz de diğer sayfalara geçtik. Böylece projenin tümü aynı anda yürümeye başladı.

Geliştirme kısmına, geliştirici arkadaşlar ile birlikte, ayrıca değineceğim.

Tasarladığımıza değdi mi?

Cevap yine basit; evet değdi.

Aşağıda kullanıcı araştırmalarından gelen bazı noktaları görebilirsiniz. Bu noktada anlıyoruz ki değmiş.

Sonraki bölümlerde bu araştırmaların daha detaylı analizlerinden de bahsedeceğim.

Yaklaşık 2000 kişi ile yapılan araştırmalarda yenilenen mobil uygulama memnuniyet oranı, ilk iki ayı olmasına rağmen, çok etkileyici sonuçlar verdi. Genel bakışta kullanıcıların %90’a yakını uygulamayı beğendiğini söylüyor.

Bu abartmıyorum; ama inanılmaz bir oran. Yukarıda da belirtmiştim; kullanıcılar yenilenen tasarımları sevmezler. Konfor alanlarını bozduğu için nefret bile edebilirler. Buna hazırlıklıydık; fakat bu derece beğenilmesine hazırlıklı değildik açıkçası. 🙂

Kullanıcıların, sayfalar özelinde beğenileri şu şekilde olmuş;

Kullanıcıların, LC Waikiki uygulamasına rakip olarak gördükleri uygulama ile karşılaştırmalarının sonucu da şu şekilde;

Kullanıcı bildirimleri ve diğer karşılaştırmaları sonraki bölümlerde yapacağım. Şimdilik giriş kısmı için genel bir bakış yeterli.

Serinin bir sonraki yazısında uygulamanın tüm sayfaları için birer birer neler yaptık anlatmaya başlayacağım. Bir sonraki yazımda ilk konseptler ve prototip sürecinden bahsedeceğim.

Şimdilik görüşmek üzere. Okuma için teşekkürler.

LC Waikiki Mobil Uygulaması — 2020 — Begüm Özmeriç & Selçuk Avcı

0