Pizza Hut : Zorlamaya Devam Ediyorum Cnm

Yeni bir dil oluşturmak riskli bir iştir, tutmayabilir. O yüzden markalar buna genelde pek yanaşmazlar. Haklı sebepleri vardır; ama bazen marka risk alır ve yeni bir dil oluşturmak için kolları sıvar. Hele ki büyük bir markaysa, ( mesela Pizza Hut ) en az 20 30 kişi bunun üzerinde direkt olarak uğraşmasa bile bir şekilde işin içine girer. Hatta bu sayıyı abartıp 100 bile diyebiliriz. (Abartmak bizim sektörün en büyük silahıdır.)

Şimdi bu kadar insanın bir işe kafa yormasından dolayı ortaya çıkan işin iyi olması beklenir. Toplantılar, beyin fırtınaları, fikir alışverişleri, gece mesaileri hatta sabahlamalar, toplantılar, kahveler, sigaralar, yine toplantılar… Bu kadar külfet bir yere varmalı değil mi?

Üstüne konuşmak istediğim örneğe gelirsek bu kadar büyük bir külfetin vardığı yer; “Sana içim açıldı?”

pizza hut

“Kahve rengi ne renk?” diye sormasıyla bizi felsefeye yönlendirmesini takdir ediyorum; ama “içme de anında yat.” esprisine gülmekten kahvesini içemeyen insanlar var! bu kadar yaratıcı espri yapmayın!

Keşke açılmasaydı…

2016 yılında Pizza Hut Türkiye yepyeni ve sempatik bir dil oluşturmak için kolları sıvamış sonunda da ortaya bir çalışma çıkartmış. Yaratıcı içerik siteleri, dergiler, bilmemneler lansmanla birlikte büyük bir bombardımanla Pizza Hut’ın bu yeni ve hatta yenilikçi diline saygı duruşunda bulundu. Bu nasıl bir cesaretti? Pizza Hut gerçekten müthiş bir şeye imza atmıştı. Yok şöyleydi yok böyleydi…

Bu blogdaki yazılar için kimseden para almadığımdan direk konuya giriyorum; hadi ordan!

Samimi ve sosyal medyaya yakın diye konumlandırdığınız iş gerçekten bu mu? Yapmasaydınız keşke. Belki fikrin ilk çıkışındaki espriler komik sayılabilir; işi satar hale getirebilir; ama devamında ne olacak diye düşünmek hiç aklınıza gelmedi sanırım. Zaten başından zorlanmış esprilerden öteye gitmeyen bir dilin sıra tüm ürünlere ve sonrasında tüm materyallere geldiğinde nereye nelere yol açacağını hesaba katsaydınız keşke. Yoksa şöyle bir şey çıkmazdı ortaya.

pizza hut

Issız bir ada > ıssız bin ada… Hmm… bin ada sosu… VAAAYY!!! Helal olsun Pizza Hut!!

Kısacası olmamış. Zorlamayalım. Tadında bırakalım. Bu dili sadece sosyal medyada falan kullanalım. Raketlerde falan görüyoruz, “Bugün buraya yeni bir şey bulmalıyız yoksa müşteriden azarı yeriz #GünüKutluOlsun”a varmak üzeresiniz.

Dünyaca ünlü markalar bu hallere nasıl geliyor anlayamıyorum. Şahsi düşüncem dünya devlerinin yerel ajanslara daha çok yaratıcı alan bırakması yönünde aslında; ama bunun sonuçlarını görüyoruz. Başka bir firmadan çakılan Volkwagen reklamı, Özcan Deniz’li Coca-Cola reklamı gibi şeyler çıkıyor ortaya yerel ajansa bırakınca. Bunları gördükçe de iyiki diyorum hepsi yaptırmıyor bunu, Türkçe’ye çevirip bıraktırıyorlar bizimkilere. Yoksa “Arabım Fellahi“nin sözlerini değiştirip “Arabam Ferrari” yapmışlardı çoktan.

Bu yazıya da kendi yaratıcı işleriyle son vereyim dedim… Hakkaten ben de!!

pizza hut

Yorumlar

yorum

Şunu Dene

Muhteşem Bir İlk İntiba Yaratmak: Splash Screen Tasarımı

Splash screen (yükleme ekranı) nedir? Splash screen kullanıcıların bir aplikasyonu başlattıklarında, uygulamanın adını, logosunu ya …